Humanity

Yaklaşık 2 milyon Suriyeli mültecinin olduğu bir ülke olan Türkiye vatandaşıyım. İstanbul’da yaşıyorum ve artık Suriyeli mülteciler günlük hayatımın içerisindeler. Her köşe başında yardım isteyen aileleri görüyorum. Birine el uzatsan, diğer köşe başında bir başkası beliriyor. O kadar çoklar ki, hangi birine nasıl yardım edilir diye kara kara düşünüyor insan…

Vatandaş olmanın yanında ben bir sivil toplum çalışanı ve bir kaynak geliştirmeciyim. Suriyeli mülteciler konusunu aktif bir şekilde yıllardır çalışan bir çok STK tanıyorum ve çalışmalarını destekliyorum. Bu kurumlar bugüne kadar mülteciler konusunda yaptıkları projeleri uluslararası fonlar sayesinde gerçekleştirebildiler. Kabul etmek gerekir ki, bu STKlar bugüne kadar Suriyeli mültecilerle ilgili Türkiye’de bağış istemek konusunda çekimserdiler. Çünkü toplumda bu konuyu görmezden gelme hali vardı, olumsuz bir algı hakimdi. Hatta bir takım araştırmalar Türkiye’de halkın mültecilerin Türkiye’ye yerleşmelerinden çok, ülkelerine geri dönmelerini istediklerini gösteriyordu.

Özetle sorunla başedemediğimiz için sorunu görmezden gelerek, 3 maymunu oynama halindeydik ve galiba buna biraz da alışmıştık.

Ne olduysa 2 Eylül 2015 günü oldu. Dünyada toplumsal bir kırılma yaşandı. Bu kırılmanın adı Aylan Kurdi.

O minik bedenin kıyıya vurduğunu gösteren o fotoğraf karesi… O fotoğraf büyük bir uyanışa sebep oldu. Özellikle AB vatandaşlarını harekete geçirdi, AB’nin politika değişikliğine ön ayak oldu. Konunun başka bir perspektifle ele alınışı konuyu yeniden medyanın gündemine taşıdı, örneğin mültecilerin alkışlarla karşılandığı görüntüler bizim alışık olmadığımız sahnelerdendi.

Konunun yeniden dünya ve Türkiye gündemine taşınması Türkiye vatandaşlarında da yardım yapma isteğini arttı. Geçtiğimiz günlerde STK’lar bir bir yardım toplama kampanyalarını duyurmaya ya da zaten olan kampanyalarını daha fazla öne çıkarmaya başladılar. Kaynaklar hızla artmaya başladı.

Bir kaynak geliştirmeci olarak, eğitimlerimde bugüne kadar dünyada eğilimlerin değiştiğini, kaynak geliştirmede aşırı uç fotoğraflardan çok, ilham veren fotoğraflara ağırlık verildiğini söylüyordum. Hangi duygu harekete geçirilmek isteniyorsa ona uygun fotoğraf seçilmesini öneriyordum. Ama bazen fazla ‘sert’ fotoğrafların harekete geçirmekten çok yok sayma eğilimi yaratabileceği riskinden de bahsediyordum. Bu sebeple görsellerin özenle seçilmesi gerektiğini hatırlatıyordum. Ama doğruyu söylemek gerekirse Aylan Kurdi fotoğrafının toplumu harekete geçirme gücü, söylediklerimi yeni baştan sorgulamama sebep oluyor.

Çünkü mülteci krizi dile kolay tam 5 yıldır yaşanıyor ve toplum yeterince tepki vermedi bu zaman zarfında.

Internette yardım kuruluşlarının bugüne kadar kullandıkları Suriyeli çocuk fotoğraflarını inceledim. Uluslararası kuruluşlar aşırı acı sahnelerden genelde uzak durmuş, çocuğun gözleriyle ‘bana yardım et’ dediği fotoğrafları tercih etmiş.

01SC

02SC

03SC

Aslında bu fotoğraflardaki her bir çocuk bir Aylan Kurdi. Çoğu mülteci olarak doğdu. ‘Normal’ bir hayatı henüz hiç yaşamadı. Şanslıysa hala hayatta…

Biliyoruz ki insanları bağış için harekete geçiren en büyük motivasyon ‘aciliyet’. Ve görüyoruz ki son 5 yıldır kullanılan bu fotoğraflar maalesef aciliyet hissini yeterince tetiklememiş. Ne zamanki Aylan Kurdi’nin fotoğrafını gördük o zaman aciliyet yüzümüze bir tokat gibi vurdu ve bir anda hareket başladı.

Bugünden sonra eğitimlerimde şunu söyleyeceğim.

Ajitasyon mu? Hayır. Gerçeği olduğu gibi gösterme. Ne azı, ne de fazlası…

SON

[EK BİLGİ]

Aylan Kurdi gibi çocuklar ölmesin, aileler dağılmasın, tarihin en büyük insanlık dramlarından biri bir an önce son bulsun, kalıcı çözümler üretilsin diye birlikte hareket etmek zamanı!

Suriyeli Mülteciler konusunda çalışan Sivil Toplum Kuruluşlarından bazıları aşağıda. Lütfen çalışmaları inceleyin uygun bulduğunuzu seçin ve destekleyin. Bu insanlık krizini ancak beraber çözebiliriz. İyi ki varsınız!

Hayata Destek Derneği: http://bagis.hayatadestek.org/

UNICEF https://www.unicefturk.org/suriye/

UNCHR – BM Mülteciler Yüksek Komiserliği http://www.unhcr.org.tr/?page=10

Uluslararası Af Örgütü: https://www.amnesty.org.tr

Tarlabaşı Toplum Merkezi: http://www.tarlabasi.org

Mavi Kalem Derneği: http://www.mavikalem.org/calismalarimiz/

Gündem Çocuk Dernegi:http://www.gundemcocuk.org

Hamish Suriye Kültür Evi: http://hamisch.org/?lang=tr

İnsan Kaynağını Geliştirme Vakfı: http://www.ikgv.org/

Sığınmacılar ve Göçmenlerle Dayanışma Derneği: http://www.sgdd.org.tr/

Mavi Kalem Derneği: http://www.mavikalem.org/calismalarimiz/

Mülteci-Der: http://www.multeci.org.tr/haberdetay.aspx?Id=119

Yuva Derneği: http://yuva.org.tr/

Göçmen Dayanışma Ağı:http://gocmendayanisma.org/

—————

Kaynak: fundraisingokulu.org

Yazar Adı: Demirkan Demir

Demirkan Demir tarafından yazılan toplam 15 yazı bulunmaktadır..

1986 Elazığ doğumlu. 2004 yılından bu yana İzmir' de yaşıyor. Algı Yönetimi, Finans, AB Fonları, Kalkınma Ajansı, Tübitak Destek ve Hibeleri, Bilişim Teknolojileri ve Tekno Girişimler üzerine çalışıyor.

About Demirkan Demir

1986 Elazığ doğumlu. 2004 yılından bu yana İzmir' de yaşıyor. Algı Yönetimi, Finans, AB Fonları, Kalkınma Ajansı, Tübitak Destek ve Hibeleri, Bilişim Teknolojileri ve Tekno Girişimler üzerine çalışıyor.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir